Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
BlueLackk

Yağların Özellikleri Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Yağlar, genel olarak yiyecek maddelerinde, bitkilerde, hayvanlarda ve insan vücudunda bulunur. Esas yapısı; karbon (C), hidrojen (H) ve oksijenden (O) meydana gelmiştir. Suda erimeyen; benzin, eter, aseton ve benzeri eritkenlerde eriyen kimyasal yapıdaki lipitlerin bir bölümünü yağlar meydana getirir.

Lipit çeşitleri


a. Basit lipitler : 1. Yağlar 2. Mumlar
b. Bileşik lipitler : 1. Fosfolipitler 2. Glikolipitler 3. Lipoproteinler
c. Steroller

Yağlar, yağ asitleri ile gliserol moleküllerinin birleşmesinden oluşurlar. Yağların bileşimindeki karbon ve hidrojenin fazlalığı, karbonhidratlara nazaran daha zengin enerji kaynağı olmalarını sağlar.Bir gram yağ yandığında 9, 45 kalori verir. Oysa aynı miktar karbonhidrat 4, 1 ve protein 5, 65 kalori verir. Esas hesaplamalarda bu rakamlar değişebilirse de yağların oldukça fazla kalori verdikleri bir gerçektir. Bir başka deyişle, yiyecek maddeleri arasında en yüksek kaloriyi, yani ısı ve enerjiyi yağlar sağlar.

Yağların Ortak Özellikleri


a. Uzun süre uygun olmayan koşullarda bekletilen yağ, bakterilerin ve sıcağın tesiriyle kendini meydana getiren yağ asitleri ve glisorele ayrışır. Yağ asidi de boş durmaz bakterilerin yardımıyla yeni bileşikler oluşturur. Meydana gelen yeni ürünler yağa acı bir tat vererek lezzetini bozar, sağlık için de zararlıdır.Yağların serin, karanlık ve rutubetsiz yerlerde, ağzı kapalı uygun kaplarda veya paketlerde saklanmaları gerekir. Yağın hava almaması, bozulmadan kullanılabilme süresinin uzamasını sağlar.
b. Yağlar fazla ısıtılınca yapı değiştirir. Halk arasında buna yanma veya dumanlanma denir. Her yağın yanma veya dumanlanma ısısı değişiktir. Bu ısıya gelen yağlar hızla kendilerini meydana getiren yağ asidi ve gliserole ayrışır. Isının devam etmesi ile onlar da ayrışarak yeni ürünler oluşturur. Bu ürünler insan sağlığı için çok zararlıdır. Özellikle safra kesesi, karaciğer ve pankreasa etki ederek onların normal çalışmalarını bozarlar ve çeşitli hastalıklara neden olurlar. Bu nedenle, yağlar çok ısıtılmadan kullanılmalıdır.

Yağların Kimyasal Yapılarına Göre Sınıflandırılmaları

1. Doymuş yağlar (Katı veya yarı katı hâldedirler)
2. Doymamış yağlar (Sıvı hâldedirler.)

Yağ Asitleri: Yukarıda yağların, yağ asitlerinin gliserolle birleşiminden oluştuğu belirtilmişti. Besin maddelerindeki yağlan meydana getiren yağ asitlerinin sayısı 25 civarındadır. Bunlardan bir kısmı sıvı (doymamış) bir kısmı ise yarı katı (doymuş) hâldedir. Yağ asitleri molekül yapılarındaki C ve H sayısına göre farklılık gösterir. Molekül yapılarında fazla hidrojen olanlar doymuş yağ asitlerini, hidrojen sayısı az olanlar da doymamış yağ asitlerini oluştururlar.

En önemli doymuş ve doymamış yağ asitlerini örneklersek;
Doymuş Yağ Asitleri: Butirik, Kaproik, Palmitik, Stearik
Doymamış Yağ Asitleri: Oleik, Linoleik, LinolenikYağ asitleri, yiyeceklerde çeşitli oranlarda bulunurlar. Bir yiyecek sadece bir tür yağ asidi içermez Bu yüzden bir yiyecekte sadece şu veya bu çeşit yağ asidi vardır denemez. Ancak içerdiği en fazla çeşit, yiyeceğin yağ özelliğini oluşturur.
Örneğin, doymuş yağ asitleri fazla ise o yiyecekteki yağ, katı durumda; doymamış yağ asitleri fazla ise yiyeceğin içerdiği yağ, sıvı görünümdedir.

1. Doymamış Yağ Asitleri


Doymamış yağ asitleri zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısır özü yağı, pamuk yağı, soya yağı ve benzeri yağlarda çoktur. Kimyasal şekli basit olarak açıklanırsa;
Oleik + Gliserol————->Olein
Linoleik+Gliserol———–>Linolein
Linolenik +Gliserol———>Linolenin

Yani, doymamış yağ asitleri gliserol ile birleşerek sıvı yağları oluşturur. Doymamış yağlarda hidrojen daha azdır. Normal durumda daha çok reaksiyon gösterip çabuk acılaşır. Bazı doymuş diye sınıflandırılan yağların içinde doymamış yağlar bulunabilir, bunun tersi de olabilir. Örneğin, zeytinyağı içinde daha çok olein bulunduğundan sıvı hâldedir, bu arada içinde doymuş yağlar da bulunabilir. Bir başka örnek domuz yağıdır. Bazı domuz yağlarında diğer hayvansal yağlara nazaran daha fazla olein vardır, bu yüzden diğer hayvansal yağlara göre daha yumuşaktır.Yağlar arasındaki yoğunluk farkları içlerinde bulunan palmitin, stearin, olein, liııolein oranlarındaki farklılıktan oluşur.Yer fıstığı, fındık, Hindistan cevizi gibi bitkilerin yağlarında diğer bitkisel yağlardan daha değişik türde yağ asitleri olduğundan özellikleri diğer yağlardan farklıdır.Yukarıda da belirtildiği gibi doymamış yağ asitlerinde hidrojen azdır. O yüzden doymamış denilmektedir.Linoleik ve linolenik, organizma çalışmalarında çok önemli bazı yağ asitlerinin sentezlenebilmesi için gereklidir. Bu sebeple linoleyik ve linolenik vücuda alınması zorunlu yağ asitleridir. Olein daha çok zeytinyağında, linolein ve linolenin ayçiçeği, mısır özü, soya fasulyesi yağlarında bulunur.

2-Doymuş Yağ Asitleri


Bunlar hafif katı hâldedirler. Genelde hayvansal yağlarda bulunurlar. Yine gliserol ile birleşerek doymuş yağları oluştururlar.

Kaproik + Gliserol——————————> Kaproik
Palmitik + Gliserol——————————>Palmitik
Butirik + Gliserol—————————–>Butiğin
Stearik + Gliserol——————————>Stearin

Butirin daha çok tereyağında bulunur. Ona özel lezzetini verir. Diğerleri koyun ve sığır yağlarında, içyağlarında ve tereyağında bulunur. Hayvansal yağlardaki farklılık, kendilerini meydana getiren yağ asitlerinin farklı olması sebebiyledir.Koyun ve sığırın içyağları içerdikleri bazı yağ asitleri sebebiyle vücut sıcaklığında biraz zor erir. Bu yağlar genellikle 4°C derecenin üzerinde eridiklerinden damar hastalan ve orta yaşın üzerindeki insanlar için çok tehlikelidir. Damar tıkanmalarına neden olabilir. Tereyağı 3°C derecede erir.Doymuş yağlar hidrojen açısından zengin oldukları için normal durumda fazla reaksiyon göstermez. Daima katı yağları oluşturur. Bazı katı yağlarda doymamış yağlar da bulunabilir.

Yağların Elde Edilişlerine Göre Sınıflandırılmaları


Yağlar elde edildikleri yerlere göre; bitkisel yağlar, hayvansal yağlar ve margarinler olarak sınıflandırılır.

a. Bitkisel Yağlar


Her birinin kendi cinsine göre özellikleri vardır. Daha önce de açıklandığı gibi bitkisel yağlar sıvı yağlardır. Ancak bitkisel bir yağ olduğu hâlde katı yağ olan kakao yağı bu kuralın dışındadır. Bitkisel yağ kaynaklarından örnekler sıralayacak olursak;
1. Soya fasulyesi yağı
2.Haşhaş yağı
3.Ceviz yağı
4.Ayçiçeği yağı
5.Susam yağı
6.Yer fıstığı yağı
7.Pamuk yağı
8.Zeytinyağı
9 .Fındık yağı
10.Mısır özü yağı
11.Badem yağı
12.Kakao yağı

b. Hayvansal Yağlar


Hayvansal yağlar da kural olarak daha önce anlatıldığı gibi katı veya yarı katı yağlardır. Bu kuralın istisnası da hayvansal yağ olduğu hâlde sıvı şekilde bulunan balık yağıdır.Hayvansal yağ kaynaklarından örnekler sıralayacak olursak;
1.Sütten elde edilen çeşitli tereyağları (koyun, inek, manda vb. tereyağları),
2.Koyunlardan elde edilen kuyruk yağları,
3.Koyun ve sığırın çeşitli bölgelerinden elde edilen içyağlar (böbrek üstü yağlan vb.),
4.Kaz ve ördek yağları,
5.Tavuk, hindi yağları,
6.Balık yağı vb.

c. Margarinler


Margarinler, bitkisel sıvı yağlara hidrojen yüklenerek doymuş yağ hâline getirilen yağlardır. Kaynakları genellikle bitkisel olduğu hâlde hayvansal yağların özelliklerini kazanmışlardır.Margarinler, tereyağına göre çok daha ucuza mal olduğu için kahvaltılık, yemeklik-pastalık olarak çok tüketilmektedir. İçlerine süt tozu konularak lezzetleri arttırılmakta, çeşitli vitaminler ilâvesiyle besin değerleri yükseltilmektedir. İçerisindeki hidrojenin miktarına göre sertlik dereceleri ayarlanmakta, özel amaçlar için çok katı olarak, kahvaltılık için yarı katı ve yemekler-pastalarla çeşitli hamurlarda kullanılmak üzere sıvıya yakın katılıktaki çeşitleri de üretilmektedir. Margarinlerin hidrojenle doyurulma nispeti azaldıkça insan sağlığına zararları da azalmaktadır.


Yağların Özellikleri Resimleri

Yağların Özellikleri Sunumları

Yağların Özellikleri Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Yağların Özellikleri Ek Bilgileri

  • 2
    9 ay önce


    Yağların genel özellikleri nelerdir?

    Yağ, insan bedeni için önemli bir bileşendir. Yağlar iki kaynaktan elde edilir hayvansal yağlar (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı...
    Bitkilerden elde edilen yağlar; Ayçiçek yağı, pamuk yağı, fındık yağı, soya yağı gibi başlıca çeşitleri sayabiliriz.
    Yağlar insan metabolizmasının dengeli çalışması için gereken enerjiyi sağlarlar.
    Metabolizmanın çalışmasında etkin olan birçok enzim ve hormonun yapısında bulunurlar.
    Yağların başka bir işlevi de sinir sistemi, beyin dokusu ve iç organların dış zarının yapısında bulunurlar.
    İçerdikleri Omega 3 yağ asitleri sayesinde kalp – damar sağlığını koruyucu etkiye de sahiptirler.
    Yağların en önemli işlevlerinden birisi de yağda eriyen A, D, E, K vitaminlerinin vücudumuz tarafından kullanılmasını sağlamaktır. İnsan bedeni için yağların önemli fonksiyonları bulunmaktadır.
    Bedenimizin temel enerji kaynağını oluştururlar.
    Özellikle bebeklik döneminde başlayarak büyüme ve doku onarımına yardımcı olurlar.
    İç organların dış koruyucu zarın yapında bulunurlar, vücudumuzu dış darbelere karşı korurlar.
    Ağırlıklı deri tabakasının hemen altında yer alırlar böylece vücudumuzu soğuğa ve dış darbelere karşı korurlar.
    CHO ve proteine göre en fazla enerji veren ( 1 gram 9 kalori, CHO ve protein 4 kalori) besin ögesidir.
    Mide daha uzun süre kalırlar, daha geç sindirilirler
    Tüketim fazlalığı yağ dokusu artışına yani şişmanlığa neden olur.
    İnsan sağlığı için en yararlı yağ hangisidir?
    Dengeli bir beslenmede “ölçülü olmak koşulu “ ile hem hayvansal katı yağlar (tereyağı ve doğada gezen hayvanın doku yağı) hem de bitkisel sıvı yağlar ( zeytin yağı, ay çiçek yağı pamuk yağı , fındık yağı gibi..) gereklidir.
    Günlük beslenme ile gıdalardan gelen enerjinin yaklaşık %25 yağlardan gelmelidir.
    Bunun %10 hayvansal katı yağı8 tereyağı ve etlerle aldığımız yağ anlaşılmalı) %15 de sıvı yağlardan sağlanmalı sıvı yağının da %10 zeytinyağı, % 5 diğer yağlar olabilir.
    Dolaysıyla doymamış ve omega 3 yağ asitlerinden zengin yağların genel sağlığa, kalp - damar hastalık riskini önleme de önemli fonksiyonları olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz.
    Yağların bedenimize daha yaralı olması için “pişirme tekniklerine dikkat çekmek önemlidir. Pişirmede uygulayacağımız ” doğru pişirme teknikleri, yağı yakmama, yağda kızartılmış sebze, et ve hamur işi yerine fırınlama, haşlama yöntemlerini uygulamak her zaman yağların zararlı etkilerini minimum düzeye indirir.
    Yağların zararları nelerdir?
    Yağları zararlı hale getiren bilinçsiz kullanımıdır. Örneğin; olması gerekenden fazla kullanıldığı zaman “gereksiz enerji artışına yani şişmanlığa neden olur, karaciğer yağlanmasını artırarak kan kolesterolün yükselmesine, damar tıkanıklığına neden olur.
    Yine pişirme tekniklerinin doğru uygulanmadığı durumlarda
    Yüksek derece de uzun süre yapılan kızarma işlemlerine bağlı olarak yağların yapısında oluşan kimyasal değişiklikler parçalanmış yanmış yağlar kanserojen etki yaratabilirler.
    Aynı şekilde kızartmalarda doymamış yağ asitleri içeren Ayçiçek, mısır, pamuk yağı yerine zeytinyağı ve tereyağı kullanımı son derece yanlıştır.
    Özellikle tereyağı “ kısa zincirli doğmuş yağ grubu olduğundan yüksek sıcaklıkta çok çabuk yanar ve zehirli hale gelebilir.
    Doymamış yağlar insan vücudu için neden gereklidir?
    Doymamış yağları yapısındaki doymamış yağ asit içeriğinden dolayı insan organizması için birçok önemli işlevleri üstlenirler
    Damar tıkanıklığını önledikleri için kalp- damar hastalık riskini azaltır.
    Beyin dokusunun hücre gelişimini sağlar,
    Kan kolesterol düzeyini dengeler (azaltır)
    Kandaki Trigliserit düzeyini dengeler
    HDL kolesterolün düşmesini önler,
    Hiper tansiyon riskini azaltır.
    Doymamış yağlar kalp- damar sağlığı ve beyin dokusu için elzem yağlardır. Zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, avakado ve kanola yağları örnek verilebilir.
    Bu yağlar, yapısındaki çift bağdan dolayı lipoproteinin taşınmasını kolaylaştırırlar.
    Tekli doymuş yağlar, doymuş yağlara göre kolesterol seviyesini düşürür.
    Tekli doymuş yağlar; LDL (düşük dansiteli, kötü huylu kolesterol) seviyesini düşürür.
    Günlük enerjinin%15-20 bu tür yağlardan gelmelidir
    Yemeklerde sağlık açısından genelde hangi yağı tercih etmeliyiz?
    Sıvı yağlar soğuk ve sıcak yemeklerde, hamur işi yapımında tercih edilmelidir.
    Zeytinyağı, Ayçiçek yağı, pamuk yağı, fındık yağı bunlardan bazılarıdır.
    Ayrıca tereyağı da belirli bir oranda kullanılmalıdır.
    Etli yemeklerde ayrıca yağ kullanmamak alışkanlık haline getirilmelidir. Veya çok az kullanılmalıdır.
    Bir kg sebze için 2 yemek kaşığı yağ kullanımı yeterlidir.
    Beslenme geleneğimizi de göz önüne alırsak çorba, pilav ve makarna çeşitlerine yarı yarıya sıvı yağ ve tereyağı kullanılabilir.
    Yağları gıdalara göre sınıflandıracak olursak hangi yağı hangi yemektekullanmalıyız?
    Sıvı yağ ve zeytinyağı; bütün sebze yemeklerinde çorba pilav ve makarna çeşitlerinde, hamur işlerinde rahatlıkla “ölçülü olmak koşulu ile kullanılabilir.
    Kızartmaları çok sık yapmamak koşulu ile “ Ayçiçek yağı, pamuk yağı gibi yağlar kullanılabilir. Kızartmada kullanılan yağlar en fazla iki kez kullanılmalıdır.
    Zeytinyağı kızartmalar için uygun bir yağ çeşidi değildir.
    Sadece salatalarda soğuk yenilebilen etsiz sebze yemeklerinde sarma ve dolmalarda kullanılabilir.
    Günlük yağ kullanımını dengeli hale getirmek için tüketilecek yağın üçte birinin hayvansal kaynaklı katı yağlardan, üçte birinin zeytinyağı gibi tekli doymamış yağlardan ve üçte birinin de ayçiçeği yağı, mısırözü yağı gibi çoklu doymamış yağlardan karşılanmasını önerebiliriz.

    Yağların özellikleri nelerdir? Yağlar elde edilişlerine ve kimyasal yapılarına göre nasıl sınıflandırılır? Yağlar hakkında bilgi.


    YAĞLAR;
    Yağlar, genel olarak yiyecek maddelerinde, bitkilerde, hayvanlarda ve insan vücudunda bulunur. Esas yapısı; karbon (C), hidrojen (H) ve oksijenden (O) meydana gelmiştir. Suda erimeyen; benzin, eter, aseton ve benzeri eritkenlerde eriyen kimyasal yapıdaki lipitlerin bir bölümünü yağlar meydana getirir.
    Lipit çeşitleri a. Basit lipitler 1. Yağlar 2. Mumlar
    b. Bileşik lipitler 1. Fosfolipitler 2. Glikolipitler 3. Lipoproteinler
    c. Steroller
     
    Yağlar, yağ asitleri ile gliserol moleküllerinin birleşmesinden oluşurlar. Yağların bileşimindeki karbon ve hidrojenin fazlalığı, karbonhidratlara nazaran daha zengin enerji kaynağı olmalarını sağlar.
    Bir gram yağ yandığında 9, 45 kalori verir. Oysa aynı miktar karbonhidrat 4, 1 ve protein 5, 65 kalori verir. Esas hesaplamalarda bu rakamlar değişebilirse de yağların oldukça fazla kalori verdikleri bir gerçektir. Bir başka deyişle, yiyecek maddeleri arasında en yüksek kaloriyi, yani ısı ve enerjiyi yağlar sağlar.
    Yağların Ortak Özellikleri
    a. Uzun süre uygun olmayan koşullarda bekletilen yağ, bakterilerin ve sıcağın tesiriyle kendini meydana getiren yağ asitleri ve glisorele ayrışır. Yağ asidi de boş durmaz bakterilerin yardımıyla yeni bileşikler oluşturur. Meydana gelen yeni ürünler yağa acı bir tat vererek lezzetini bozar, sağlık için de zararlıdır.
    Yağların serin, karanlık ve rutubetsiz yerlerde, ağzı kapalı uygun kaplarda veya paketlerde saklanmaları gerekir. Yağın hava almaması, bozulmadan kullanılabilme süresinin uzamasını sağlar.
    b. Yağlar fazla ısıtılınca yapı değiştirir. Halk arasında buna yanma veya dumanlanma denir. Her yağın yanma veya dumanlanma ısısı değişiktir. Bu ısıya gelen yağlar hızla kendilerini meydana getiren yağ asidi ve gliserole ayrışır. Isının devam etmesi ile onlar da ayrışarak yeni ürünler oluşturur. Bu ürünler insan sağlığı için çok zararlıdır. Özellikle safra kesesi, karaciğer ve pankreasa etki ederek onların normal çalışmalarını bozarlar ve çeşitli hastalıklara neden olurlar. Bu nedenle, yağlar çok ısıtılmadan kullanılmalıdır.
    Yağların Kimyasal Yapılarına Göre Sınıflandırılmaları:
    1. Doymuş yağlar (Katı veya yarı katı hâldedirler)
    2. Doymamış yağlar (Sıvı hâldedirler.)
    Yağ Asitleri: Yukarıda yağların, yağ asitlerinin gliserolle birleşiminden oluştuğu belirtilmişti. Besin maddelerindeki yağlan meydana getiren yağ asitlerinin sayısı 25 civarındadır. Bunlardan bir kısmı sıvı (doymamış) bir kısmı ise yarı katı (doymuş) hâldedir. Yağ asitleri molekül yapılarındaki C ve H sayısına göre farklılık gösterir. Molekül yapılarında fazla hidrojen olanlar doymuş yağ asitlerini, hidrojen sayısı az olanlar da doymamış yağ asitlerini oluştururlar.
    En önemli doymuş ve doymamış yağ asitlerini örneklersek;
    Doymuş Yağ Asitleri: Butirik, Kaproik, Palmitik, Stearik
    Doymamış Yağ Asitleri: Oleik, Linoleik, Linolenik
    Yağ asitleri, yiyeceklerde çeşitli oranlarda bulunurlar. Bir yiyecek sadece bir tür yağ asidi içermez Bu yüzden bir yiyecekte sadece şu veya bu çeşit yağ asidi vardır denemez. Ancak içerdiği en fazla çeşit, yiyeceğin yağ özelliğini oluşturur.
    Örneğin, doymuş yağ asitleri fazla ise o yiyecekteki yağ, katı durumda; doymamış yağ asitleri fazla ise yiyeceğin içerdiği yağ, sıvı görünümdedir.
    1. Doymamış Yağ Asitleri:
    Doymamış yağ asitleri zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısır özü yağı, pamuk yağı, soya yağı ve benzeri yağlarda çoktur. Kimyasal şekli basit olarak açıklanırsa;
    Oleik + Gliserol————->Olein
    Linoleik+Gliserol———–>Linolein
    Linolenik +Gliserol———>Linolenin
    Yani, doymamış yağ asitleri gliserol ile birleşerek sıvı yağları oluşturur. Doymamış yağlarda hidrojen daha azdır. Normal durumda daha çok reaksiyon gösterip çabuk acılaşır. Bazı doymuş diye sınıflandırılan yağların içinde doymamış yağlar bulunabilir, bunun tersi de olabilir. Örneğin, zeytinyağı içinde daha çok olein bulunduğundan sıvı hâldedir, bu arada içinde doymuş yağlar da bulunabilir. Bir başka örnek domuz yağıdır. Bazı domuz yağlarında diğer hayvansal yağlara nazaran daha fazla olein vardır, bu yüzden diğer hayvansal yağlara göre daha yumuşaktır.
    Yağlar arasındaki yoğunluk farkları içlerinde bulunan palmitin, stearin, olein, liııolein oranlarındaki farklılıktan oluşur.
    Yer fıstığı, fındık, Hindistan cevizi gibi bitkilerin yağlarında diğer bitkisel yağlardan daha değişik türde yağ asitleri olduğundan özellikleri diğer yağlardan farklıdır.
    Yukarıda da belirtildiği gibi doymamış yağ asitlerinde hidrojen azdır. O yüzden doymamış denilmektedir.
    Linoleik ve linolenik, organizma çalışmalarında çok önemli bazı yağ asitlerinin sentezlenebilmesi için gereklidir. Bu sebeple linoleyik ve linolenik vücuda alınması zorunlu yağ asitleridir. Olein daha çok zeytinyağında, linolein ve linolenin ayçiçeği, mısır özü, soya fasulyesi yağlarında bulunur.
    2-Doymuş Yağ Asitleri
    Bunlar hafif katı hâldedirler. Genelde hayvansal yağlarda bulunurlar. Yine gliserol ile birleşerek doymuş yağları oluştururlar.
    Kaproik + Gliserol——————————> Kaproik
    Palmitik + Gliserol——————————>Palmitik
    Butirik + Gliserol—————————–>Butiğin
    Stearik + Gliserol——————————>Stearin
    Butirin daha çok tereyağında bulunur. Ona özel lezzetini verir. Diğerleri koyun ve sığır yağlarında, içyağlarında ve tereyağında bulunur. Hayvansal yağlardaki farklılık, kendilerini meydana getiren yağ asitlerinin farklı olması sebebiyledir.
    Koyun ve sığırın içyağları içerdikleri bazı yağ asitleri sebebiyle vücut sıcaklığında biraz zor erir. Bu yağlar genellikle 4°C derecenin üzerinde eridiklerinden damar hastalan ve orta yaşın üzerindeki insanlar için çok tehlikelidir. Damar tıkanmalarına neden olabilir. Tereyağı 3°C derecede erir.
    Doymuş yağlar hidrojen açısından zengin oldukları için normal durumda fazla reaksiyon göstermez. Daima katı yağları oluşturur. Bazı katı yağlarda doymamış yağlar da bulunabilir.
    Yağların Elde Edilişlerine Göre Sınıflandırılmaları
    Yağlar elde edildikleri yerlere göre; bitkisel yağlar, hayvansal yağlar ve margarinler olarak sınıflandırılır.
    a. Bitkisel Yağlar: Her birinin kendi cinsine göre özellikleri vardır. Daha önce de açıklandığı gibi bitkisel yağlar sıvı yağlardır. Ancak bitkisel bir yağ olduğu hâlde katı yağ olan kakao yağı bu kuralın dışındadır. Bitkisel yağ kaynaklarından örnekler sıralayacak olursak;
    1. Soya fasulyesi yağı
    2.Haşhaş yağı
    3.Ceviz yağı
    4.Ayçiçeği yağı
    5.Susam yağı
    6.Yer fıstığı yağı
    7.Pamuk yağı
    8.Zeytinyağı
    9 .Fındık yağı
    10.Mısır özü yağı
    11.Badem yağı
    12.Kakao yağı
    b. Hayvansal Yağlar: Hayvansal yağlar da kural olarak daha önce anlatıldığı gibi katı veya yarı katı yağlardır. Bu kuralın istisnası da hayvansal yağ olduğu hâlde sıvı şekilde bulunan balık yağıdır.
    Hayvansal yağ kaynaklarından örnekler sıralayacak olursak;
    1.Sütten elde edilen çeşitli tereyağları (koyun, inek, manda vb. tereyağları),
    2.Koyunlardan elde edilen kuyruk yağları,
    3.Koyun ve sığırın çeşitli bölgelerinden elde edilen içyağlar (böbrek üstü yağlan vb.),
    4.Kaz ve ördek yağları,
    5.Tavuk, hindi yağları,
    6.Balık yağı vb.
    c. Margarinler:
    Margarinler, bitkisel sıvı yağlara hidrojen yüklenerek doymuş yağ hâline getirilen yağlardır. Kaynakları genellikle bitkisel olduğu hâlde hayvansal yağların özelliklerini kazanmışlardır.
    Margarinler, tereyağına göre çok daha ucuza mal olduğu için kahvaltılık, yemeklik-pastalık olarak çok tüketilmektedir. İçlerine süt tozu konularak lezzetleri arttırılmakta, çeşitli vitaminler ilâvesiyle besin değerleri yükseltilmektedir. İçerisindeki hidrojenin miktarına göre sertlik dereceleri ayarlanmakta, özel amaçlar için çok katı olarak, kahvaltılık için yarı katı ve yemekler-pastalarla çeşitli hamurlarda kullanılmak üzere sıvıya yakın katılıktaki çeşitleri de üretilmektedir. Margarinlerin hidrojenle doyurulma nispeti azaldıkça insan sağlığına zararları da azalmaktadır.

    Motor Yağı Özellikleri


    Sentetik yağ ile mineral yağ arasında ne fark vardır ? 
    Mineral yağlar, petrolün işlenmesiyle elde edilen baz yağa gerekli katıkların eklenmesiyle üretilir. Sentetik yağlar ise, laboratuar koşullarında çeşitli kimyasal işlemlerden geçtikten sonra gerekli katıkların eklenmesiyle elde edilir. Laboratuar ortamında farklı bir teknoloji ile üretilen sentetik yağlar, mineral yağlara oranla daha yüksek ve daha düşük sıcaklıklar ile yüksek basınca karşı daha dayanıklıdır. 

    Sentetik yağlar mineral yağlara göre neden daha pahalıdır? 
    Sentetik yağların hammaddesi olan sentetik baz yağ, ileri teknoloji ile yoğun işlemlerden geçerek üretildiği için maliyeti yüksektir. Bu da fiyatını etkileyen nedendir. 

    Motorlar neden yağ eksiltir? 
    Yağ eksilmesi motorun teknolojisiyle ilgilidir. Yeni teknolojilerle üretilen modern motorlarda yüksek performans sağlamak amacıyla metaller (silindirler, pistonlar) birbirine daha yakın tasarlanmıştır. Motorlarda ki bu özellik yağın yıpranmasına, dolayısıyla da eksilmesine yol açar. Araç üreticileri, araçların belirli km. aralıkları için yağ eksiltme paylarını araç kitapçıklarında belirtmişlerdir. Sentetik yağlar mineral yağlara oranla daha az eksiltme yapmaktadırlar. 

    Sentetik yağları mineral yağlar ile karıştırıp kullanabilir miyiz? 
    Sentetik yağlar ile mineral yağların karıştırılmaması daha doğru olur. Bu yağlar karıştırıldığı takdirde mineral yağ sentetik yağın üstün vasıflarını azaltır. 

    İnce yağ motora zarar verir mi? 
    Burada dikkat edilmesi gereken nokta, aracın motoruna uygun ve araç üreticisi tarafından tavsiye edilen yağın kullanılmasıdır. Kullanılan ince yağ sentetik içerikliyse motora zarar vermez. Sentetik yağlar ince olmasına rağmen mineral yağlara göre çok daha dayanıklıdır ve performansı yüksektir. 

    Motor yağına ek olarak başka yağ katkı maddesi kullanmak yararlı mıdır? 
    Hayır, yararlı değildir. Çünkü motorun ihtiyacı olan tüm katıklar kaliteli bir motor yağında zaten vardır. Yapışan ve viskozite artıran olmak üzere iki gruba ayrılan katıklar, motor yağının katık dengesini bozarak uzun vadede motora zarar verir. Otomobil üreticileri dışarıdan katık kullanılmasını tavsiye etmezler. 

    Motor yağı katığı kullanmanın sakıncaları şunlardır: 

    ▪ Yağa sonradan ilave edilen katıklar, motor yağının mevcut katıklarıyla reaksiyona girip yapısını bozabilir. Bu durumda genelde yağda katılaşma şikayetleri oluşmaktadır 

    ▪ Yine bu katıklar, silindir duvarlarında daha iyi yağlama için açılan honlama çizgilerini tıkar. Bu da yağın silindir duvarlarına tutunmasını zorlaştırarak yağ filminin oluşmasını engeller ve motor aşınmasını artırır 

    Yağ performans sınıfı nedir? Nasıl anlaşılır? 
    Bir yağın performans sınıfını, ambalajındaki API ve ACEA değerlerinden anlayabilirsiniz. Yağ firmalarının uzun yıllar süren, yüksek maliyetli çalışmalar sonucu aldığı bu sınıflar, yağın performansını belirler. 

    Bugüne kadar geliştirilmiş yağlarda; 

    ▪ benzinli sınıfta SM en üst API performans düzeyini 
    ▪ Dizel sınıfta CF ve CI-4 en üst API performans düzeyini 
    ▪ A3, binek araçlar için ACEA performans sınıfını 
    ▪ B3, dizel, hafif ticari araçlar için ACEA performans sınıfını 
    ▪ E4, ağır ticari araçlar için ACEA performans sınıfını gösterir 
    API SH/CF ne demektir? 
    API; performans sınıfı onayı veren kuruluş Amerikan Petrol Enstitüsü'nün (American Petroleum Institute) baş harfleridir. "S" harfi, bujiyle ateşlemeli araçlarda (spark ignition), "C" harfi, basınçla ateşlemeli araçlarda (compressed ignition) kullanılacağını gösterir. Bu iki harf sabit olmak üzere, arkalarından gelen harfler ise performans derecelerini belirtir. ( SA, SB, SL, SM gibi). Benzinli otomobillerde en üst sınıf SM, dizel araçlarda ise CF ve CI-4'tür. 

    ▪ CF, hafif ticari araçlarda 
    ▪ CI-4 ise iş makinelerinde en üst sınıftır 

    API SH/CF örneğinde "S" harfi önde olduğu için, bu yağın öncelikle benzinli araçlarda kullanılması öneriliyor demektir. "S"nin yanında ki "H" harfi, yağın benzinli araçta "H" sınıfı bir yağ olduğunu gösterir. Aynı zamanda bu yağ, dizel bir araçta ise CF sınıfı bir yağ olarak rahatlıkla kullanılabilir. 

    0W ne demektir? 
    "W" İngilizce winter (kış) kelimesinden gelmektedir. 0W kış şartlarında sıfır numara yağ özelliği gösteren çok ince yağ anlamına gelir. 

    Viskozite açısından 0w-30'mu, 10w-60'mı daha iyidir? 
    Yağın viskozitesinin uygunluğu kullanım yerine göre değişir. Örneğin 0W-30 çok ince bir yağdır. Motorun içinde rahatça dolaşır ve her noktaya ulaşarak yağlama yapar. 10W-60 ise daha geniş bir viskozite aralığına sahiptir ve çok sıcak iklimlerde, sıcaklık değerleri çok yükselen ve yüksek performans beklenen motorlarda kullanılır. 

    Aynı viskozite derecesindeki yağlar arasında neden fiyat farkı olur? 
    Yağın içerisindeki baz yağın kalitesi, katık paketinin cinsi, API veya ACEA performans sınıfı farklılıkları nedeniyle fiyatlar değişiklik gösterebilir. 

    Fren hidroliklerinde DOT3 ve DOT4 nedir? Ne farkları vardır? 
    DOT3 ve DOT4, higroskopik (havadan nem emme) niteliği olan fren sıvısı özellikleridir. DOT3 ve DOT4'ün ayrı ayrı kaynama noktaları vardır. DOT3 140°C'de, DOT4 ise 155°C'de kaynar. Bu nedenle DOT4 kullanması gereken araçlarda kesinlikle DOT3 kullanılmamalıdır. 

    Dişli yağı ambalajları üzerinde görülen GL-4 veya GL-5 ne anlama gelir? 
    Her ikisi de dişli yağları için kullanılan API sınıflandırmasıdır. GL-5'te aşırı basınç katığı daha fazladır ve genellikle ağır çalışma koşullarında kullanılır. Araç üreticisi tarafından aksi belirtilmediği sürece GL-4 dişli yağı tavsiye edilen yerlerde GL-5 kullanılmamalıdır. Çünkü GL-5'te bulunan aşırı basınç katığındaki kükürt, sarı metalleri aşındırır. 

    Motor yağı neden koyulaşarak kirli gibi görünür? 
    Motor yağının görevlerinden birisi de temizliktir. Kaliteli bir motor yağı, içeriğinde ki dağıtıcı ve deterjan katıkları sayesinde motorda oluşan kurum parçalarını dağıtarak bünyesine alır, metal yüzeylere yapışmasını engeller. Metal yüzeylere yapışanları da deterjanla temizler. Bu nedenle de motor yağı kirlenir. Dolayısıyla kirli görünen motor yağı, görevini iyi yerine getiriyor demektir. 

    Motor yağının bozulduğunu nasıl anlarız? 
    Motor yağının bozulduğunu anlayabilmek için elle veya gözle yapılan incelemeler yanıltıcı olabilir. Kesin sonuç için, yağın laboratuar koşullarında, fiziksel ve kimyasal olarak analiz edilmesi gerekir. 

    Aynı cins ve aynı marka yağlarda bile neden renk farkı olur? 
    Ham petrolün farklı yerlerden, farklı renklerde elde edilmesi sonucu, baz yağın tonunda değişiklikler olabilir. Ayrıca kullanılan katıkların farklı renklerde olması, motor yağının rengini etkileyebilir. Ancak, renginin açık veya koyu olması yağın kalitesi etkilemez. 

    Sabahları aracın zor çalışması motor yağıyla ilgili bir sorun mudur? 
    Araçlar soğuk havalarda genellikle zor çalışırlar. Çok soğuk havada kalınlaşan yağ, ilk çalışma anında motorun içinde rahat dolaşamaz ve bu nedenle ilk çalışma anında sorun yaşanır. Özellikle soğuk hava koşullarında düşük viskoziteli (yani ince), kısmi sentetik ya da tam sentetik yağlar kullanılmalıdır. 

    Köpürme neden olur? Motora zararı nedir? 
    Gerçek anlamıyla köpürme, aracın devamlı hareketiyle karterde oluşan çalkalanma ve yağın motor içinde yüzeylere çarpması sonucu meydana gelir. Eğer motor yağında bu köpürmeyi engelleyecek köpük giderici katık yoksa ya da yetersiz ise, oluşan köpükteki baloncuklar herhangi bir temastan patlar . Böylece, metal sürtünmesi meydana gelir ve aşınma başlar. Halk arasında bilinen köpürme ise, yağ dökme haznesi kapağında oluşan, kaymak veya mayoneze benzer görüntüdür. Bu köpürme değildir. Yağa doğrudan su karışıyorsa veya eski teknoloji araçlarda olduğu gibi yağ buharı dışarı çıkmıyor ve gece - gündüz sıcaklık farklarında kondense olup yağa karışıyorsa bu olay meydana gelir. Motora doğrudan zararı olmayan kaymaklaşma ve mayonezlenmeyi, köpürmeden ayırmak gerekir. 

    Motorlarda "tolerans"ların daraltıldığı söyleniyor tolerans nedir? 
    Tolerans, birbirine çok yakın, hatta birbirine değen iki metal arasındaki boşluğa verilen isimdir. Yeni teknolojiyle bu boşluklar en aza indirilerek, motorun daha kompakt olması ve daha fazla performans göstermesi sağlanmaktadır. Toleransı daraltılan, yeni teknoloji motorlarda daha ince (sentetik) yağların kullanılması tercih edilir 

    Motor yağlarının cinsi ile yağ değişim km.si arasında bağlantı var mıdır? 
    Araçların yağ değişim km.lerini sadece araç üreticileri belirler. Bu nedenle, kullanım süresi araç üreticisinin tavsiyesi doğrultusunda belirlenmelidir. Sentetik yağların mineral yağlara oranla çok daha dayanıklı olduğu söylenebilir. Dolayısıyla kullanılan yağın sentetik veya mineral olması motor performansını ve korumasını doğrudan etkileyen bir faktördür. Ancak yağ değişim km.si araç üreticilerinin onayı olmadan uzatıldığı takdirde, beklenen performans ve koruma sağlanamayabilir. 

    Kutunun arkasındaki sınıflandırmalar ve özelliklerin anlamı nedir? 


    Yağlar kullanımları ve kalitelerine göre değişir. Bazıları yalnızca belli motorlar için uygunken bazıları da yalnızca belli hava koşullarında kullanılabilir. Aynı motor ve hava koşulları için optimize edilmiş iki yağın performans düzeyleri bile belirgin şekilde farklılık gösterebilir. Bu nedenle yağ performansını ve kullanımını tanımlayan evrensel ölçütler belirlenmiştir. 

    Bu ölçütleri belirleyen ana kurumlar şunlardır: 

    Society of Automotive Engineers (SAE) - yağı viskozitesine göre tanımlar. Farklı sıcaklıklardaki viskozite performansına göre bir yağ tek mevsim (monograde) veya dört mevsim (multigrade) olabilir. 

    American Petroleum Institute (API) - yağları motoru koruma kapasitelerine göre sınıflandırır. Benzinli motorlar için S, dizel motorlar için C harfi kullanılır. S veya C'den sonra gelen harf, alfabetik sıra takip edilerek (CA, CB, CC.... gibi) performans ve koruma derecesini gösterir. Bazı yağlar benzinli ve dizel motorlarda kullanılabilir, bu nedenle sınıflandırmaları SJ/CF veya CF-4/SJ şeklinde yapılır. 

    Association des Constructeurs Europeens d'Automobiles (ACEA) - API ile benzerdir, aralarındaki fark ise API kurumunun Amerikan motorlarını, ACEA kurumununsa Avrupa motorlarını baz almasıdır. Ayrıca ACEA sınıflandırmaları belirtmek için harfleri kullanır. 

    Fren hidroliğinin ömrü ne kadardır? 
    Normal şartlarda fren hidroliğinin değişim süresi kilometreden bağımsızdır. Ancak DOT3 için 12 ay veya 20.000 km., DOT4 için ise 18 ay veya 30.000 km. olarak kabul edilebilir. 

    Dişli yağları için katık gerekir mi? Katık kullanmak zararlı mıdır? 
    Her nitelikli yağda olduğu gibi, dişli yağlarında da çeşitli katıklar vardır. Dişli yağlarında özellikle aşırı basınç katıkları (EP) bulunur. API GL-4, GL-5 gibi sınıflara göre EP katıklarının oranı değişir. EP katığının fazlası, içinde sarı metal bulunduğundan, transmisyon sisteminde aşınmaya yol açar. Bu nedenle araç üreticisinin önerdiği sınıfta, kaliteli dişli yağı kullanıldığı takdirde ekstra katık kullanmak gerekmez. 

    Yağ eksilmesi durumunda değişik marka yağ eklenmesi motora zarar verir mi? 
    Eklenen yağın aynı viskozite derecesinde, aynı API sınıfında olduğuna dikkat edilmeli ve mineral yağ ile sentetik yağ birbirine karıştırılmamalıdır. Bu durumda motorda ani ya da doğrudan bir zarar oluşmasa bile yağın kimyasal yapısı bozulabilir, motor koruması azalır. Ancak, bu işlem, geçici bir önlemdir, ilk fırsatta yağın tümüyle değiştirilmesi tavsiye edilir. 

  • 1
    8 ay önce

    ORGANIK BİLEŞİKLER LİPİTLER (YAĞLAR)






    LİPİTLER (YAĞLAR)
    Genel Özellikleri
    -Yapılarında C, H, O bulunur. Bazılarında P (FOSFOR) ve N da bulunur.
    -Monomerleri (yapı taşları) yağ asitleri ve gliserol (gliserin) dir.
    -Yağ monomerleri arasında ester bağları bulunur.
    -Yapılarında fazla hidrojen bulunduğu için oksijenli solunum ile yıkımları sonucu, bol enerji üretilir, bol metabolik su oluşur.
    -Yağlar suda çözünmezler.
    -Eter, kloroform, benzen, aseton gibi organik çözücülerde çözünebilirler.
    -Diğer organik moleküllerden farklı olarak depolandıkları yağ dokusu vardır.
    - Beslenmede lipitlerin fazla tüketilmesi insan sağlığını olumsuz etkiler. Kalp ve damar hastalıklarına, şişmanlığa neden olur.
    Görevleri, Canlılar için önemi
    - 2. Sırada enerji verici olarak görev alır.
    -Hücre zarının yapısına katılır.
    -D vitamini gibi bazı vitaminlerin yapısına katılır.
    -Bazı hormonların (eşey hormonları) yapısına katılır.
    - Deri altında ve iç organların çevresindeki depo yağ canlıyı soğuktan, darbelerden korur, vücudun ısı kaybını önler.
    -Göçmen kuşların depo ettikleri yağ, bol enerji ve metabolik su verdiği, ayrıca hafif olduğu için uçma kolaylığı sağlar.
    - Yağların O2’li solunumda kullanılmasıyla çok miktarda metabolik su açığa çıkar. Kış uykusuna yatan, çölde yaşayan ve uzun göç yollarını kullanan hayvanların vücudunda depo edilen yağın yakılması sonucu enerji sağlanırken açığa çıkan suyla su ihtiyacının bir kısmı karşılanır.
    -Yağda çözünen vitaminlerin (A,D,E,K) vücuda alınmasında rol oynar.
    -Lipitler; trigliseritler, fosfolipitler ve steroitler olmak üzere gruplandırılır.
    a. Trigliseritler (Nötral yağlar):
    -Hayvanlarda depo edilen lipit çeididir.
    -Doğada en fazla bulunan ve enerji verici olarak kullanılan yağ çeşididir.
    -Trigliseritler 1 molekül gliserol ve 3 molekül yağ asidinin ester bağlarıyla bağlanması sonucu oluşur. Bu olaya esterleşme denir.
    -Gliserol ile yağ asitleri arasında 3 ester bağı kurulur. Bu sırada 3 molekül su açığa çıkar.
     
    1 Gliserol + 3 Yağ asidi   DEHİDRASYON         1 Trigliserit  + 3 H2O
                                                                         HİDROLİZ
    Nötral yağları oluşturan yağ asitleri, doymuş ve doymamış yağlar olarak iki grupta incelenir.
    - Doymuş yağ asitleri: Karbon atomları arasında tek bağ bulunan yağ asitleridir.
    -Karbon atomlarının hepsi hidrojene doymuştur.
    -Yıkımları zordur.
    -Oda sıcaklığında katı halde bulunurlar.
    -Genellikle hayvansal kaynaklı yağ asitleridir.
    -Tereyağı, kuyruk yağı doymuş yağ asidi içerir.
    -Doymamış yağ asitleri: Bazı karbon atomları arasında çift bağ bulunan yağ asitleridir.
    - Karbon atomlarının bazıları hidrojene doymamıştır.
    - Yıkımları daha kolaydır.
    -Oda sıcaklığında sıvıdır.
    -Bitkisel kaynaklı yağ asitleridir.
    -Pamuk yağı, soya yağı, mısır yağı, fındık yağı vb. 


    Doymuş yağ asitlerinden palmitik asit
    Doymamış yağ asitlerinden oleik asit
     NOT: Doymamış yağ asitleri yüksek basınç altında hidrojenden geçirilerek doymuş hale getirilir. Buna margarinleşme denir.
    -Ayrıca bazı yağ asitleri insan ve hayvanlar tarafından  sentezlenemez. Dışarıdan alınması gerekir.  Bu şekilde vücutta sentezlenemeyip dışarıdan alınması gereken yağ asitlerine temel (esansiyel) yağ asitleri denir.
    b. Fosfolipitler: Hücre zarının temel bileşenidir ve hücre zarında iki tabaka olarak yer alır. Proteinlerle birlikte hücre zarını oluşturur.
    -Trigliseritlerden farklı olarak, 1 gliserol ve iki yağ asidinden oluşur. Gliserole bağlanan bir fosfat grubu da bulunur.
    -Dolayısı ile fosfolipitler fosfat içeren bir baş ve buraya bağlı iki yağ asidinden oluşur.
    -Fosfat grubu; suda çözünür. (hidrofilik)
    -Yağ asitleri suda çözünmez (hidrofobik) dir.
    c. Steroitler: Görev ve özellikleri:
    -Hücre zarının geçirgenliğini ve dayanıklılığını arttırır.
    -Sinir hücrelerinde yalıtım görevi yapar.
    -Erkek ve dişi eşey hormonlarının yapımına katılır.
    -D vitamini yapımında kullanılır.
    -Kolesterol hayvansal hücrelerde zarın yapısına katılan bir steroit çeşididir. Bitkilerde bulunmaz. Vücudumuz kolesterolü kullanarak kortizol hormonu ve safra tuzu üretir. Beyin, tavuk derisi gibi yiyeceklerde bolca bulunur. Kolesterolün fazla tüketilmesi kalp - damar hastalıklarına yol açabilir.
    ÖNEMLİ NOT: Yağlar karbonhidratlara göre daha çok enerji verir. Ancak hücreler enerji için yağları 2. sırada kullanmasının nedeni yağların yıkımlarının zor olmasıdır. Bunun sebebi ise oksijenlerin az olmasıdır.
     -Yağların yapısındaki hidrojen sayısı protein ve karbonhidratlardan fazladır. Bu durum:
    -Yağların hafif olmalarına
    -Oksisenli solunum ile yıkımları sonucu fazla enerji ve bol metabolik su oluşmasına
    -Yıkımları için fazla oksijen harcanmasına neden olur.
    Meraklısına: TRANS YAĞLAR
    Bitkisel sıvı yağ bağlarının arasına hidrojen yedirilerek ısıtılması sonucu oluşur. Ne kadar çok hidrojenize olursa o kadar da katılaşır. Bu haliyle de doğallıktan çıkıp sentetikleşir.
    Hazır patates kızartmalarında, cipslerde, krakerlerde, bisküvilerde, çikolatalarda, gofret ve benzeri besinlerde lezzeti daha fazla artırdığından tercih edilmektedir.
    Trans yağların “kötü kolesterolü” yükselttiği ve daha da kötüsü “iyi kolesterolü” düşürdüğü bilinmektedir. Koroner kalp damar hastalıkları riskini arttırır.
    NOT: Margarinler trans yağlardandır




Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)